Nis 12   UNICODE ile başı belada olanlara…

Tags Kategori? Web Dünyası  | Yorumlar » 18 yorum

Hala UNICODE‘la sorun yaşanlarlar için referans olabilecek bir yazı yazmaya karar verdim. Her ne kadar ana uğraşımız bir LAMP ortamını (Apache + {PHP, Perl} + MySQL) UNICODE’la barışık hale getirmek olsa da, buradaki ana başlıkları diğer ortamlara da kolayca uyarlayabileceğinizi unutmayın.

1. Sisteminizi tanıyın…

Bu kural tüm adımların altın kuralıdır. Uğraştığınız sistemdeki arayüzleri bilmeden, ne nerden gelip nereye nasıl gidiyoru bilmeden yapacağınız tüm değişikler kuralsızca ve sadece sezgisel olacaktır.

Öncelikle ne ile uğraştığınızı anlayın. Bu arayış içerisinde şu aşağıdaki alanların hangisinde bilgi saklayıp, bilgi transferi yaptığınızı not edin:

  • Kullanılan dosyalar (veri veya kodların bulunduğu dosyalar olabilir)
  • Veritabanı (tablolardaki özelliklerin türleri)
  • Kullanılan programlama dili (dilin stringleri hangi türde encode ettiği)
  • Veri yolları ve veritabanı bağlantısı
  • Çıktınızın başlıklıkları ile belirttiğiniz karakter seti türü

Biraz karmaşık gibi gelebilir ama gerçek bir çözüm için uyanık olup, her alanı gözden geçirdiğinizden emin olmanız ön koşuldur.

Sistemi tanıdıktan sonra, belirlenen tüm parçaları UNICODE ile nasıl uyumlu hale getireceğimiz konusuna başlayabiliriz. Ben örnek olarak bir LAMP paketini nasıl tamamen UTF-8′le sorunsuz çalıştıracağız onu inceleyeceğim. DEVAMINI DA OKU »»»

Henüz lisans ya da yüksek lisansla ilişkiniz kesilmediyse, aklınızda değişiklik yapabileceğine inandığınız bir fikriniz varsa ve rekabeti seviyorsanız, yeni fikirler yeni işler sizin de ilginizi çekebilir.

Yeni Fikirler Yeni İşler (YFYİ), ODTÜ, Elginkan Vakfı ve Teknokent A.Ş. tarafından ortaya çıkarılmış bir proje. Bu proje sayesinde, öğrencilerin fikir düzeyindeki yeni oluşumları desteklenip bu fikirlerden bir iş veren yaratma çabası güdülüyor.

Ön kayıtların 18 Nisan’da bitecek olduğunun altını çizmek istiyorum. Ayrıca, yarışmaya katılan ekiplerdeki elemanların en az %50sinin ODTÜ’lü olması gerektiği koşulu aslında bir bakıma yarışmanın popüleritesini düşürüyor. Örneğin, ben bu seneki yarışmanın son başvuru tarihinin 18 Nisan olduğunu henüz öğrendim ve projem için yaptığım işe uygun en az 2 ODTÜ’yle tanışıp, onları benimle çalışmaya ikna etmek için yaklaşık 1 haftam bulunmakta.

Yarışmanın ödülü olan 50.000YTL aslında küçük çapta bir projeye destek fonu olarak düşünülebilinir. Fakat yarışmanın ilgi çeken asıl fırsatı iş planından, iş hukukuna; innovasyondan finansal yönetime kadar bir girişimcinin sürekli olarak yatıp kalktığı konularda verilen eğitimler ve rekabet ortamı.

Belki geç değildir ve bir ekip toplayabilmem mümkün olur. Siz de fikir sahibiyseniz ya da fikri olan biriyle çalışmak ve yeni bir alan yaratmak istiyorsanız YFYI‘i mutlaka ziyaret edin.

Nis 05   Anlaşılabileni Tasarlamak

Tags Kategori? Tasarım  | Yorumlar » 12 yorum

Designing the ObviousBirkaç gün önce tanıştığım ve günümü bitirmeden tamamlamak için uyumaktan vazgeçtiğim bir kitaptan bahsetmek istiyorum. Kitabın adı “Designing the Obvious (amazon)”. Yazarın temel amacı ise herhangi bir son kullanıcının bir uygulamayla ilk tanışmasında, ona yıllardır bu uygulamayı kullanıyormuş olduğu hissi uyandıracak kadar kolay ve anlaşılır bir arayüz sağlamak konusunda okurlarına yardım etmek. (Bu karmaşık cümleyle pek başarılı bir iş çıkarabildiğim söylenemez)

Aslında bu konuda yazmak istemiyordum ama dmry’de Mynet’in ana sayfasının değiştiğini okuduktan sonra çıkan sonuç üzerinde uzunca düşündükten sonra HMI ile ilgilenenlere yönelik bir yazı yazmaya karar vermiş oldum. Aslında Eric Burke’in karikatürü bu konuda örnek gösterilebilecek en güzel malzemelerden biri:

Sadelik

Çizimdeki ilk ürün tipik bir Apple, ikincisi bir Google ürünü ve üçüncüsü de sizin şirketinizin ürettiği uygulama olarak lanse ediliyor. Elbette hepimiz basit bir arayüz sunmak istiyoruz ama eğer uygulamamız Garanti‘nin online bankacılık uygulaması gibi detaylı bir şeyse bunu başarmak bir noktadan sonra imkansız bir hale geliyor. Pek bu durumda ne yapılabilinir?

Hepimiz biliriz ki bir resim galerisinde küçük resimlerin üzerine tıklandığında genelde büyükleri açılır. Veya arama motorlarında sonuçlar sayfasında bir sonraki sayfaya geçmek için sayfanın altında bir navigasyon bulunur. Arama yaparken arayacağımız kelimeleri yazdıktan sonra aramayı başlatmak için bir düğme ararız hepimiz. İşte bunlar kullanıcı alışkanlıklarıdır, zamanla bilinçaltına yerleşen bu alışkanlıkarı kullanarak son kullanıcıların fazla düşünmeden işlerini halledebilmelerini sağlamak mümkündür.

ypatternlib.gifPeki, kullanıcıların alışkanlıkları nelerdir?

Herkesin aynı soruyu sorması üzerine Yahoo! Developers Network bu konuda bir kütüphane oluşturmaya karar vermiş ve herkesin gönlüne taht kuran web uygulamalarında sıkça kullanılan ve kabul görmüş tasarım alışkanlıklarını bir araya getirmeye çalışmış. Yahoo Design Pattern Library adı verilen bu kütüphanedeki örüntüleri kullanarak siz de düşündürmeden işleyen uygulama arayüzleri tasarlayabilirsiniz.

Giderek popülerleşen ve neredeyse artık her yerde görmeye başladığımız JSON (JavaScript Object Notation - JavaScript Nesne Notasyonu), “XML’in tarihsel başarısını gölgede bırakabilir mi?” gibi sorular bir yana dursun, kullanılabilirliğindeki etkinlik sayesinde şimdiden herkesin sevgisini kazanmış durumda. Parse etmek için DOM ya da SAX’a gerek duymadığımız, JavaScript’te doğrudan desteklenmesi ve birçok programlama dilinin JSON için encode() ve decode() fonksiyonlarına doğrudan sahip olması onu bu kadar değerli yapan özelliklerden. Ayrıca,

  • Okunabilirliğinin XML’e göre oldukça yüksek oluşu,
  • XML’e göre daha kompakt bir yapıda olması ve bu sayede bilgi aktarımının daha az yer harcanarak yapılması,
  • JSON’ın XML’de atlanan null değerine sahip olması (birçok programlama dili de aynı mantıkta tasarlandığından arayüzler çok da basitçe halledilebilinir)

gibi birçok avantaj saymak mümkün. Elbette JSON’ın birçok eksik olduğu konu da bulunmakta; fakat özellikle JS ile olan mükemmel birlikteliği birçok web geliştirici tarafından ilk tercih nedeni sayılmakta.

jsonMe ile RSS'i JSON'a çevirin.

Bu konuda birçok kişiyle hemfikir olduğumuz ve bizim de JSON hayranı olduğumuz inkâr edilemez bir gerçek. Bu nedenle Web 2.0′nin en dominant ikinci iletişim seçeneği olan feed’leri otomatik olarak JSON’a çeviren jsonMe adında bir araç geliştiriyoruz. Henüz test aşamasında olduğundan ulaşılabilirlik ve güvenilebilirlik bakımından bir garanti vermemiz imkânsız. Ayrıca alpha sürümünde sadece RSS’ten JSON’a çevirime olanağı sağlıyoruz.

Küçük ölçekte uygulamalar için XML ile uğraşmaktan sıkıldıysanız, JSON’ı nasıl kullanabileceğiniz hakkındaki kaynaklara göz atmanızı tavsiye ederim.

Her türlü fikir ve eleştirilere açığız, teşekkürler.

Mar 23   Niye yoktum?

Tags Kategori? Eften Püften...  | Yorumlar » 16 yorum

2 ay yazıp terkettiğim blogum’a kaçış nedenimden bahsetmek için geri döndüm. Öncelikle kişisel bir blog yapmanın çok saçma bir fikir olduğu sonucuna vardım :D Her ne kadar “Sadece profesyonelce uğraştığım konularda yazmalıyım.” deseniz bile kişisel ilgilerinizi herkese hitap edecek şekilde hazırlayabilmek ya imkansız ya da uğraş ve zaman gerektiren bir iş.

Tembellik ve “tembelliğe teslim olmaktan haz almam” nedeniyle ziyaretçilere hak ettiğini verememem hiç etik bir davranış değil, farkındayım ve utanıyorum. Bu nedenle düzelmeye çalışıyorum. Umarım kısa zaman içerisinde aklım yerine gelecek ve bu zamana kadar yaptıklarımı unutturacağım.

NOT: Emaillerine cevap veremediğim insanlar beni ne kadar kınasalar haklılar. Ayrıca birçok kişinin emailinin sürekli olarak spam kutuma düşmesi de ayrı bir saçmalık. Kusura bakmayın, lütfen!

Ara 11   Nostaljik Web 1.0 Günlerinin Özeti

Tags Kategori? Web Dünyası  | Yorumlar » 40 yorum

Web 1.0Bundan çok da önceye değil, 8-9 yıl önce herkesin birbirinden öğrenip, vazgeçemediği bir zamanların en gözde ve en peşinden koşulan akımlarından bahsediyorum… Bunlardan bazılarını hala kullanıyor olmak gerçekten sinir bozucu olabilir ama örneğin küçük tablolara ihtiyacım varsa — tek satırlık ve her kolonundan sadece bir element bulunan gibi — div’leri şekillendirerek bir tablo ortaya çıkarmak çoğu zaman bana vakit kaybı gibi geliyor =)

Herşeyin ötesinde, bir zamanlar ne yaptıklarımıza bakacak olursak;

1. Ekran Çözünürlüğü

Herhalde ekran çözünürlüklerinin bugünkü kadar yüksek olmadığı bir dünyada en kötüsü daracık bir alana ( maksimum 770 pixel) 3-4 kolonluk sayfalar sığdırıp bunları okunur hale getirebilmekti. Bunun için zamanın web siteleri, 800×600 gibi ekranlar için daha küçük ve sade bir tasarım hazırlar ve böylece ortaya iki ayrı tasarımda aynı içerikli 2 site çıkardı. Ekran çözünürlüğünü seçin hikayesi, tarayıcınızı seçin, HTML mi Flash mı gibi birçok aksiyon içeren şekillere de girmişti.

Ekran Çözünürlüğü Seçimi

DEVAMINI DA OKU »»»

Kas 26   CodeIDE: Online Test mi Dediniz?

Tags Kategori? Araç Gereç  | Yorumlar » 16 yorum

Birçok kişinin zaman zaman başına gelen birşey vardır, aklımıza bir dilde herhangi bir komut/işlev/fonksiyonalitenin çalışıp çalışmayacağı sorusu takılır. Genelde bu konuda tartışmalar bile yaşanır. Ama asıl sorun uygun ortamı bulana kadar tartıştığımız özelliği test edemeyeceğimizdir.

CodeIDE

Ya uzaktan erişebileceğimiz bir shell buluruz ya da genelde mecburen alışık olduğumuz ortama, yani kendi çalışma ortamımıza koşarız. Fakat CodeIDE adı verilen online bir servis ile artık Internet’e bağlı olduğunuz her mekandan bazı dillerdeki kodlarınızı test edebilme imkanı bize sağlanmış bulunmakta. CodeIDE şu anda sınırlı sayıda dili desteklese de artan popülerliği sayesinde yakında çok daha büyük bir geliştirici kitlesine hitap edecek gibi görünüyor. Kendisi ile ilgili en kötü problem ise C++ derleyicisinin çoğu zaman kapalı oluşu.

Page 1 of 712345»...Last »