Nis 12   UNICODE ile başı belada olanlara…

Tags Kategori? Web Dünyası  | Yorumlar » 27 yorum

Hala UNICODE‘la sorun yaşanlarlar için referans olabilecek bir yazı yazmaya karar verdim. Her ne kadar ana uğraşımız bir LAMP ortamını (Apache + {PHP, Perl} + MySQL) UNICODE’la barışık hale getirmek olsa da, buradaki ana başlıkları diğer ortamlara da kolayca uyarlayabileceğinizi unutmayın.

1. Sisteminizi tanıyın…

Bu kural tüm adımların altın kuralıdır. Uğraştığınız sistemdeki arayüzleri bilmeden, ne nerden gelip nereye nasıl gidiyoru bilmeden yapacağınız tüm değişikler kuralsızca ve sadece sezgisel olacaktır.

Öncelikle ne ile uğraştığınızı anlayın. Bu arayış içerisinde şu aşağıdaki alanların hangisinde bilgi saklayıp, bilgi transferi yaptığınızı not edin:

  • Kullanılan dosyalar (veri veya kodların bulunduğu dosyalar olabilir)
  • Veritabanı (tablolardaki özelliklerin türleri)
  • Kullanılan programlama dili (dilin stringleri hangi türde encode ettiği)
  • Veri yolları ve veritabanı bağlantısı
  • Çıktınızın başlıklıkları ile belirttiğiniz karakter seti türü

Biraz karmaşık gibi gelebilir ama gerçek bir çözüm için uyanık olup, her alanı gözden geçirdiğinizden emin olmanız ön koşuldur.

Sistemi tanıdıktan sonra, belirlenen tüm parçaları UNICODE ile nasıl uyumlu hale getireceğimiz konusuna başlayabiliriz. Ben örnek olarak bir LAMP paketini nasıl tamamen UTF-8′le sorunsuz çalıştıracağız onu inceleyeceğim. DEVAMINI DA OKU »»»

Giderek popülerleşen ve neredeyse artık her yerde görmeye başladığımız JSON (JavaScript Object Notation - JavaScript Nesne Notasyonu), “XML’in tarihsel başarısını gölgede bırakabilir mi?” gibi sorular bir yana dursun, kullanılabilirliğindeki etkinlik sayesinde şimdiden herkesin sevgisini kazanmış durumda. Parse etmek için DOM ya da SAX’a gerek duymadığımız, JavaScript’te doğrudan desteklenmesi ve birçok programlama dilinin JSON için encode() ve decode() fonksiyonlarına doğrudan sahip olması onu bu kadar değerli yapan özelliklerden. Ayrıca,

  • Okunabilirliğinin XML’e göre oldukça yüksek oluşu,
  • XML’e göre daha kompakt bir yapıda olması ve bu sayede bilgi aktarımının daha az yer harcanarak yapılması,
  • JSON’ın XML’de atlanan null değerine sahip olması (birçok programlama dili de aynı mantıkta tasarlandığından arayüzler çok da basitçe halledilebilinir)

gibi birçok avantaj saymak mümkün. Elbette JSON’ın birçok eksik olduğu konu da bulunmakta; fakat özellikle JS ile olan mükemmel birlikteliği birçok web geliştirici tarafından ilk tercih nedeni sayılmakta.

jsonMe ile RSS'i JSON'a çevirin.

Bu konuda birçok kişiyle hemfikir olduğumuz ve bizim de JSON hayranı olduğumuz inkâr edilemez bir gerçek. Bu nedenle Web 2.0′nin en dominant ikinci iletişim seçeneği olan feed’leri otomatik olarak JSON’a çeviren jsonMe adında bir araç geliştiriyoruz. Henüz test aşamasında olduğundan ulaşılabilirlik ve güvenilebilirlik bakımından bir garanti vermemiz imkânsız. Ayrıca alpha sürümünde sadece RSS’ten JSON’a çevirime olanağı sağlıyoruz.

Küçük ölçekte uygulamalar için XML ile uğraşmaktan sıkıldıysanız, JSON’ı nasıl kullanabileceğiniz hakkındaki kaynaklara göz atmanızı tavsiye ederim.

Her türlü fikir ve eleştirilere açığız, teşekkürler.

Ara 11   Nostaljik Web 1.0 Günlerinin Özeti

Tags Kategori? Web Dünyası  | Yorumlar » 40 yorum

Web 1.0Bundan çok da önceye değil, 8-9 yıl önce herkesin birbirinden öğrenip, vazgeçemediği bir zamanların en gözde ve en peşinden koşulan akımlarından bahsediyorum… Bunlardan bazılarını hala kullanıyor olmak gerçekten sinir bozucu olabilir ama örneğin küçük tablolara ihtiyacım varsa — tek satırlık ve her kolonundan sadece bir element bulunan gibi — div’leri şekillendirerek bir tablo ortaya çıkarmak çoğu zaman bana vakit kaybı gibi geliyor =)

Herşeyin ötesinde, bir zamanlar ne yaptıklarımıza bakacak olursak;

1. Ekran Çözünürlüğü

Herhalde ekran çözünürlüklerinin bugünkü kadar yüksek olmadığı bir dünyada en kötüsü daracık bir alana ( maksimum 770 pixel) 3-4 kolonluk sayfalar sığdırıp bunları okunur hale getirebilmekti. Bunun için zamanın web siteleri, 800×600 gibi ekranlar için daha küçük ve sade bir tasarım hazırlar ve böylece ortaya iki ayrı tasarımda aynı içerikli 2 site çıkardı. Ekran çözünürlüğünü seçin hikayesi, tarayıcınızı seçin, HTML mi Flash mı gibi birçok aksiyon içeren şekillere de girmişti.

Ekran Çözünürlüğü Seçimi

DEVAMINI DA OKU »»»

Eki 27   CSS’e TrueType Yazı Tipleri Gömmek

Tags Kategori? Web Dünyası  | Yorumlar » 25 yorum

CSS ve TrueType Yazı TipleriWeb sayfalarının büyük bir bölümü yazı formundadır, yani multimedya bileşenler her zaman yazının gerisinde kalır. Bu nedenle sayfaların kullanıcı dostu hale getirilmesinde en optimum nokta genelde yazı bileşenleri üzerinden bulunmaya çalışılır. Farklı yazı tipleri kullanmak de kullanıcı dostu arayüzler yaratmak için en etkili yöntemlerden biridir. Fakat yazı tipleri setimiz sınırlıdır. Bu nedenle genelde, evrensel olarak her makinede var olduğuna inandığımız Arial, Times New Roman, Verdana, Tahoma gibi tipleri kullanmak zorunda kalır ve bir bakıma kendimizi kısıtlarız.

Hakon Wium Lie'ye göre sınırları kaldırma fikri ilk 1998'de gerçekleştirilmeye çalışılmış ama bir tür tarayıcı kavgasına döndüğünden kendi amacının dışına çıkıp unutulmuş. 98'e geri döndüğümüzde Netscape ve IE yazı tipi çeşitliği açısından bu tür bir destek vermeyi kafaya koymuşlar. Fakat iki tarayıcı da günümüzde en sık kullanılan TrueType formatını değil de kendi formatlarını yaratıp, sadece onları destekleyince tarayıcı bağımsızlığı aşılamadığı için kimse bu özellikleri kullanmamıştır.

Bu hikayeden sonra şimdi ne yapabileceğimize başlasak iyi olacak. Mesela Occidental adlıTrueType bir yazı tipini herkesin görebilmesi sağlamak için CSS dökümanımızın içine "import" etmemiz lazım. Bunun için öncelikle Occidental yazı tipini bir bağlantıyla ulaşabileceğimiz herhangi bir alana upload etmemiz gerekiyor. Bu işlemden sonra CSS'e göz atmaya başlayabiliriz.

CSS:
  1. @font-face {
  2. font-family: "Occidental";
  3. src: url(http://www.burcudogan.com/fonts/occident.ttf) format("truetype");
  4. }
  5.  
  6. h1 { font-family: "Occidental", Verdana;
  7. font-size:72px; color:#3399FF;
  8. }

Occident 67KB olduğundan download hızına ekstra bir külfet getirmeyecekdir, çünkü büyüklüğü küçük bir resime eşdeğerdir. Daha fazla örnek için Hakon Wium Lie'nin kendi makalesinde referans verdiği örneklere göz atabilirsiniz.

Adobe AIRWeb dünyaya en özgürlükçü bakış açıları getirmiş dünyalardan biridir. Her ne kadar bazı tarayıcılar özgürlüğü kirletip IE 4 günlerindeki gibi kendilerine has web siteleri yaptırma işine bile girmiş olsa da, platform bağımsızı bu büyük alan kimsenin himayesi altına girmemiştir. Hepimiz farketmişizdir, deli bir oyuncu değilsek son kullanıcı olarak vaktimizin çoğunu web'de ya web'e bizi bağlayan diğer uygulamalar üzerinde geçiririz.

AIR ile  MacOS X’de çalışan bir uygulama

Web geliştiricilerinin gene bir kısmı, web taraflı yazılımlarıyla masaüstü uygulamalar arasında bir arayüz yaratmaya çalışarak bir bakıma son kullanıcının her seferinde tarayıcı açıp, giriş yapması gibi işleri hafifletmeye çalışırlar. Örneğin Google Desktop değindiğim noktada işe yarayan araçlardandır. Herşey bu kadar karmaşıkken bir gün Adobe AIR'i geliştirir ve tüm web gelişticilerinin ürettikleri ürünü kolayca masaüstüne yerleştirebilmelerini sağlar. Artık HTML, Javascript, PHP vs. kullanarak masaüstünde çalıştırabileceğimiz web uygulamaları yazabiliyorsunuzdur - gerçi bunu biri daha yapmıştı sanırım, büyütmek abartılı olabilir. Aynı şekilde Mozilla'nın da benzer bir projesi bulunmaktadır ve hedef platform bağımsızı uygulamalar geliştirebilmekdir. DEVAMINI DA OKU »»»

Eyl 23   Pagerank ne kadar önemli?

Tags Kategori? Web Dünyası  | Yorumlar » 38 yorum

PagerankNormalde her 3 ayda bir yenilen pagerank'in Ağustos'un ortasındaki güncellenmesi gerçekleşmediğinden şu an her yerde dolaşan tek söylenti Google'ın artık pagerank sistemini terkettiği ya da kökten bir değişiklik yapmak istediği. Mantıklı bir nedenle ortaya çıkan ama sonraları "parayı ver iki PR6 sayfadan link al ve PR5'e ulaş" modasıyla işin suyunun çıktığını anlatmama gerek yoktur sanırım :D Ayrıca Pagerank'in amacı bir sayfanın ne kadar kaliteli olduğunu belirlemektir ama mesela Wikipedia sayfalarının bir çoğu eşsiz kalitede bilgi içermesine rağmen pagerank'leri düşüktür. Bunların farkında olan Google'ın pagerank güncellemesini bilerek ertelediği, hesaplayıcı algoritmanın değiştirildiği ve yeni sistemin şu an test aşamasında olduğu da sürekli olarak masaya konan bir ihtimal.

En iyisi pagerank delisi olmadan, orjinal içerik, Google sitemaps ve hatırı sayılır birkaç bağlantı bularak devam etmek. Zaten iyi şeyler yaparsanız, sizi gören birçok kişi olur.

Eyl 20   Firebug ve Hata Ayıklama Sanatı

Tags Kategori? Web Dünyası  | Yorumlar » 18 yorum

Sanırım gerçekten ihtiyacı olan mutlaka aramış, bulmuştur ama özel ilgisi olmayan kişilerin pek de dikkatini çekmemiş olabilecek bir araçtan bahsetmek üzerindeyim, şu an. Bir Firefox eklentisi olan Firebug'dan bahsediyorum. Peki bu eklentiye potansiyel ihtiyacı olanlar kimler?

Firebug

  • network.gifSizin de CSS, Javascript ya HTML yazarken uzun süre başınızı ağrıtan, hatanızı bulmak için delirecek bir hale geldiğiniz anlar oluyor mu? Göremediklerinizi gözünüze sokmaktan hoşlanan bir araç olduğundan kullanmaktan hiç yorulmuyorum.
  • Siz de dinamikçilerden misiniz? Heni şu uygulama geliştirip de tüm içeriği Javascript'le DOM ağacında bir nokta bulup oraya yerleştirenlerden (dynamic appending yapanlardan).
  • Ya da sayfanızın yüklenme performansını mı ölçmek istiyorsunuz? Hali hazırda bu hizmeti sağlayan birçok web sitesi olmasına rağmen elinizin altında bir araç olması da iyi olmaz mı?

DOM ağacını istediğiniz gibi incelemenizi, DOM ağacı üzerindeki tüm noktaları tek tek görüntüleyebilmenizi, xmlHttpRequest'lerinizi izlemenizi ve performanslarını gözlemenize yarayan araç ayrıca iyi bir CSS ayıklayıcısı olarak da göz dolduruyor. Denemenizi tavsiye ettiğim Firebug'ı isterseniz kapatarak boşuna bellek ve işlemci gücü harcamaktan da kurtulabiliyorsunuz.

Page 1 of 3123»