Hazır, bir şirketim olsa, onun üzerinde deneyeceğim birkaç fikir topluca aklımdayken bu fikirleri sizinle de tartışmalıyım. Bunların işe yarayacağı konusunda emin değilim ama en azından denemeyi kendime amaç edindim! Hadi başlayalım:
Ofisleri unutun. Özellikle yazılım dünyasında ofise gelmek büyük bir külfet ve anlamsızlık taşır kendi içinde. 9-5 bir işte aklınıza nasıl yeni fikirler gelebilir bilmiyorum. Genelde ilginç fikirler insanların aklına yolda yürürken, araba kullanırken, tuvalette, rüyalarında, vs.de gelir. Toplantılar dışında şirkette kalmak pek anlamlı değildir. Açık kaynak kodlu geliştirilen projeler de bunun en güzel örneğidir. Evden çalışan insanların ne kadar yaratıcı ve yüksek kalitede ürün çıkaracağını gösterir. Bu modeldeki tek sorun iletişimdir. Eğer iletişimde bulunmak istediğiniz kişilere uluşamıyorsanız, bu model işe yaramaz.- Ürünlerinizi basit ama donanımlı tutun. Her ürünün bir doyum noktası vardır. Bir ürüne çeşitlilik olsun diye özellik eklerseniz, kullanıcıların ürüne alışması zorlaşır ve ürününüz yeni bir uzmanlık dalı gerektiren bir araça dönüşmeye başlar. İstatistiklerin söylediği aşağıdaki grafikte özetlenmiştir:

- Şükran duyun, özellikle müşterilere. Yeni nesilde sevilmek ya da sevilmemek arasındaki farkı yaratan unsurdur. Örneğin, Amazon.com’un CEO’su ve kurucusu olan Jeff Bezos‘un en çok vakit harcadığı konulardan biri sitelerinde yorum yazan binlerce insan için daha fazla ne yapabilecekleridir.
- Amatör kalın ki tabulardan uzakta kalın ve ürünlerinizi geliştirirken müşterilerin ihtiyaçlarına öncelik verin. Genelde bir şirket büyüdükçe yönetim mekanizması kendi imparatorluğunun yarattığı gücün zevkini sürmeye başlar. Bu da şirketin pazarın ihtiyaçlarından çok kendi ihtiyaçlarına hizmet etmesini sağlar. Genelde firmalar kendilerini bir teknolojinin yaratıcısı ve yönlerdiricisi olarak görmektedirler ama “kendi istekleri” pazarın ihtiyacına cevap vermeyebilir.
- İşe aldığınız/alacağınız kişileri gelişimlerine göre değerlendirin. Proje bazlı işe almadığınız/uzun vadeli elemanlarda buna özen gösterin. Mesela çocukluğumdan beri birçok imkanım oldu, çok küçük yaşta bilgisayarla tanıştım, babam bir tür programlama manyağıdı ve bize hep birşeyler aktarmaya çalıştı. Ama imkansızlıklardan anca üniversitede bilgisayarla tanışmış insanlar bile var - dikkat edin ilgisizlik değil, imkansızlık. Mesela ben ve bu bilgisayarla geç tanışan kişi yeni mezun olmuş ve aynı yaşta olsak; ve bu kişinin proje tecrübesi benimkinin yarısı olsa, işe alınması gereken o kişidir. Tabii en büyük sorun objektif olarak değerlendirebilmektedir çalışan adaylarınızı. Bu etkileşim işe alındıktan sonra daha kolaydır, çünkü gözlemleyebilirsiniz.
Bunlar benim ilk deneyeceklerim, peki siz ne yapardınız?
Kategori?



Made on a